İstiklal Marşının Kabulu – 12 Mart

Osmanlı’nın dağılma sürecine girmesiyle başlayan sıkıntılar, dünya devletlerinin milletimizi esir etmesi ve ülkemizi istila etmeleriyle devam etti. Bunun sonunda da milletimiz; canını, dinini, namusunu, geleceğini, kısaca her şeyini kurtarmak için “Kurtuluş Savaşı” nı başlattı. Sefaletler ve imkânsızlıklarla devam eden Kurtuluş Savaşı yüz binlerce şehit verilmesiyle kazanıldı. Ve ülkemiz düşman işgalinden kurtulup bağımsızlığını kazanmış oldu.

( İstiklal marşı Boyama sayfalarına BURADAN ulaşabilirsiniz.)

İstiklal Marşının Kabulu

         Meclis kurulduktan sonra da her bağımsız milletin olduğu gibi bizim de birlik beraberliğimizi sağlayacak, ordumuza güç verecek ve vatanımızı kurtarmak için çektiğimiz acıları ve gösterdiğimiz kahramanlıkları hatırlatacak bir marşımız olması fikri ortaya çıktı. Bunun için büyük para ödülü olan bir yarışma düzenlendi. Yarışma sonucunda o günleri bizzat yaşayan ve yaşananları en güzel şekilde anlatan Mehmet Akif Ersoy’un şiiri birinci olmuştu. Mehmet Akif bu marşı milletimize armağan ederek para ödülünü de kabul etmemiştir. İşte İstiklal Marşının Kabulu Mehmet Akif’in bu şiiri” 12 Mart 1921 “tarihinde de resmen İstiklâl Marşı olarak kabul edilmiştir.

         O günden beri içimizdeki vatan sevgisinin sönmemesi için İstiklâl Marşı’mızı okur, o günleri unutmamaya çalışırız. Bizler de atalarımızın bin bir zorlukla kazandığı istiklâlimize sahip çıkmalı ve onları her zaman şükranla anmalıyız.

“Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın! “

( Mehmet Akif Ersoy )

12 mart İstiklal Marşının kabulü ile ilgili şiirler

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR

Şehitler tepesi boş değil,

Biri var bekliyor.

Ve bir göğüs, nefes almak için;

Rüzgâr bekliyor.

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;

Yattığı toprak belli,

Tuttuğu bayrak belli,

Kim demiş meçhul asker diye?

Destanını yapmış,kasideye kanmış.

Bir el ki; ahretten uzanmış,

Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler!

Öpelim temizse dudaklarımız,

Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız.

Rüzgârını kesmesin gövdeler

Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar, kasideler.

Geri gitsin alkışlar geri,

Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri!

Ona oğullardan, analardan dilekler yeter,

Yazın sarı, kışın beyaz çiçekler yeter!

Söyledi söyleyenler demin,

Gel süngülü yiğit alkışlasınlar

Şimdi sen söyle söz senin.

Şehitler tepesi boş değil,

Toprağını kahramanlar bekliyor!

Ve bir bayrak dalgalanmak için

Rüzğar bekliyor!

Destanı öksüz ,sükutu derin meçhul askerin.

 

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye

Yattığı toprak belli,

Tuttuğu bayrak belli,

Kim demiş meçhul asker diye?…

                                            Arif Nihat Asya

Cenk Marşı

Ey sürüden arkaya kalmış yiğit
Arkadaşın gitti haydi sen de git
Bak ne diyor ceddi şehidin işit
Haydi git evladım uğurlar ola
Haydi git evladım açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
Uğurun açık olsun uğurlar ola.

Eşele bir yerleri örten karı
Ot değil onlar dedenin saçları
Dinle şehit sesleridir rüzgarı
Haydi git evladım uğurlar ola
Haydi git evladım açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek on safa geçmiş bulun
Uğurun açık olsun uğurlar ola
Haydi levent asker uğurlar ola

Yerleri yırtan sel olup taşmalı
Dağ demeyip taş demeyip aşmalı
Sende ki coşkunluğa er şaşmalı
Kahraman askerim uğurlar ola
Haydi git evladım açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
Haydi levent asker uğurlar ola
Haydi git evladım uğurlar ola.

                                         Mehmet Akif ERSOY

BAYRAK 

Ey, mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,

Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!

Işık ışık, dalga dalga bayrağım,

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım.

Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder…

Gölgende bana da, bana da yer ver!

Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.

Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.

Kızıllığında ısındık,

Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.

Gölgene sığındık.

Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;

Barışın güvercini, savaşın kartalı…

Yüksek yerlerde açan çiçeğim;

Senin altında doğdum,

Senin dibinde öleceğim.

Arif Nihat ASYA

İSTİKLÂL MARŞIMIZIN ÇALINIP SÖYLENECEĞİ YERLER VE ZAMANLAR

1 — 28 Ekim’de Cumhuriyet Bayramı töreninin başlaması sırasında, Cumhuriyet Bayramında, geçit resmine başlamadan önce, devlet başkanının geçit resmini kabul edeceği yeri almalarından sonra.
2 — Zafer Bayramı’nda geçit resminden önce.
3 — Öteki resmi bayramların tören başlangıçlarında.
4 — Devlet başkanlarına yapılan karşılama ve uğurlama törenlerinde.
5 — Bayrak çekme ve indirme törenlerinde.
6 — Yüksek: rütbeli komutanlara yapılan karşılama ve uğurlama törenlerinde.
7 — Uluslararası spor karşılaşmalarında.
8 —Yabancı elçilerin kabullerinde.
9 — Askerî birlik, okul ve kurumlarda yapılan törenlerin başlangıcında.
10 — Devlet başkanının bulunacağı özel törenlerde.
11 — Devlet Büyüklerinin 10 Kasım’dakî Anıt Kabir ziyaretlerinde ve ‘diğer hallerdeki Anıt Kabri ziyaretlerinde.
12 — Radyo ve televizyon yayınlarının başlangıç ve bitiminde.
13 — Dernek genel ‘kurul toplantılarının başlangıcında.
14 — Askerî birliklerin yemin törenlerinde, alay günlerindeki törenlerde.
15 — ‘Kişilere madalya takma törenlerinde.
16 — Okullarımızda yapılan bayrak törenlerinde.
İstiklâl Marşı’mız çalınır ve söylenir.

Lütfen Sayfamızı Beğenin ve Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Facebook
Pinterest
INSTAGRAM